Fransa'da yaşayan Türk göçmenler için bir rehber olan Kağıt Kürek kanalımızda, aile birleşimi süreçlerinin zorluklarını ve hukuki mücadelelerin önemini gösteren çarpıcı bir hikayeyi ele alıyoruz. Bu yazımızda, tam 24 yıl süren bir hak mücadelesinin detaylarını ve Fransız mahkemesinin aile birleşimine ilişkin verdiği emsal niteliğindeki kararı inceleyeceğiz.
Fransa'da eşinizi ve çocuklarınızı Türkiye'den getirmek istediğinizde, aile birleşimi (regroupement familial) prosedüründen geçmeniz gerekmektedir. Bu süreç, belirli kriterlere uygunluğu gerektirir ve zaman zaman karmaşık hukuki durumlar ortaya çıkarabilir. Gerçekten de, bir Türk vatandaşının tam 24 yıl süren inanılmaz bir aile birleşimi mücadelesi, bu prosedürün derinliklerini gözler önüne sermektedir.
Fransa'da aile birleşimi başvurularında valilikler genellikle üç ana kriteri değerlendirir. Bu kriterler, Fransız devletinin entegrasyon ve kamu düzeni anlayışını yansıtır:
Valilikler bazen bu kriterleri geniş bir şekilde yorumlasa da, mahkemeler genellikle hukukun üstünlüğünü gözeterek bu yorumları denetler. Aile birleşimi sürecine dair daha fazla bilgiye Service-Public.fr adresinden ulaşabilirsiniz.
Bu kriterlerin ışığında, Fransa'da yaşayan bir Türk vatandaşının sıra dışı hikayesi, azmin ve hukuki mücadelenin ne denli önemli olduğunu ortaya koyuyor:
Regroupement familial
Fransa'da aile birleşimi (regroupement familial) prosedürü hakkında genel bilgiler.
Kaynağı GörüntüleBu kişi, 2002 yılında Fransa'ya gelir. 1991 yılında Türkiye'de bir Türk kadınla evlenmiş ve dört çocuğu bulunmaktadır. 2004 yılında Türk eşinden boşanır ve bir Fransız kadınla evlenir. Bu evlilik sayesinde 10 yıllık bir oturum kartı alır. Ancak hikaye burada bitmez; oturum kartını aldıktan sonra Fransız eşinden boşanır ve tekrar ilk eşiyle evlenir. Akabinde, ilk eşi için aile birleşimi başvurusunda bulunur.
Bu ilk aile birleşimi başvurusu valilik tarafından reddedilir. Daha da ilginci, Fransız kadınla yaptığı evlilik daha sonra mahkeme tarafından iptal edilir ve konu Yargıtay'a kadar gider. Bu süreçte 10 yıllık oturum kartı da geri alınır ve kendisine Fransa'yı terk etme kararı (OQTF) verilir. Ancak bu vatandaşımız pes etmez; mahkeme, bu terk kararını iptal eder. Yeniden oturum başvurusu yapar ve bu kez Salarie (çalışan) oturum kartı almayı başarır.
2023 yılında, tam 24 yıl sonra, ilk eşi için tekrar aile birleşimi başvurusu yapar. Valilik yine başvuruyu reddeder. Gerekçe olarak, kişinin Fransa'daki aile hayatını düzenleyen Cumhuriyet ilkelerine uymadığı iddiasını öne sürer. Dosya tekrar mahkemeye taşınır.
Bu sefer mahkeme, Türk vatandaşına hak verir. Mahkeme, verdiği kararda şunu açıkça belirtir: “Kişinin Fransız kadına sadece oturum kartı almak amacıyla evlendiğini ve ailesini daha sonra Fransa'ya getirmeyi amaçladığını kabul etsek bile, valiliğin aile birleşimini bu gerekçeyle reddetmesi hukuken hatalıdır.”
Tam 24 yıl süren bu hukuki mücadelenin ardından, bu Türk vatandaşı en azından eşini Fransa'ya getirebilme yolunu açmış oldu. Bu karar, aile birleşimi süreçlerinde valiliklerin yorum yetkisinin sınırlarını ve hukuki yollarla hak aramanın önemini bir kez daha ortaya koymuştur. Gerçekten de takdire şayan bir azim ve hukuki başarı örneği!
Bu site 1vitrine.com tarafından oluşturulmuştur.