Kağıt Kürek olarak, Fransa'daki Türk göçmenlere yönelik önemli bir mahkeme kararını sizlerle paylaşmak istiyoruz. Bu karar, iltica başvurusu sürecinde dikkat edilmesi gereken noktaları ve sıkça yapılan hataları gözler önüne seriyor.
Bugün, Fransa'da iltica başvurusu yapan bir Türk vatandaşının yaşadığı ve reddedilen başvurusunun detaylarını içeren bir mahkeme kararını inceleyeceğiz. Bu karar, özellikle başvuru sürecinde göz ardı edilmemesi gereken önemli dersler sunuyor.
1967 doğumlu bir Türk vatandaşı, 2021 yılında Fransa'ya gelmiş, eşi ve küçük çocuğu ise 2019'dan beri Fransa'da yaşamaktadır. Yaptığı iltica başvurusu reddedilmiş, eşinin başvurusu da aynı şekilde sonuçlanmış ve her ikisine de sınır dışı (terk) kararı verilmiştir.
Başvurucunun mahkemede kullandığı argümanlar ve hakimin bu argümanlara verdiği yanıtlar şu şekildedir:
Bu davadan çıkarılması gereken temel dersler, iltica başvurusu sürecinde başarılı olmak için nelerin önemli olduğunu açıkça ortaya koymaktadır:
Sosyal hayatınız, dernek faaliyetleriniz ve gönüllü çalışmalarınızla Fransa'yla güçlü bağlar kurmanız ve durumunuzu pekiştirmeniz gerekmektedir.
Türkiye'ye dönüşte bir risk oluştuğu iddiasında bulunulurken, bu riskin somut ve kişisel olması şarttır. "İfadeye çağırıldım", "sosyal medya paylaşımlarından dolayı risk var" veya "bir parti üyesiyim" gibi genel argümanlar tek başına yeterli değildir. Bireysel ve gerçek bir tehlikeyi somut delillerle göstermeniz zorunludur.
© 2026 Kağıt Kürek. Tüm hakları saklıdır.